21 Ocak 2015 Çarşamba

KTM Factory 660 Rallye 2002-III

Konuya donecek olursak;

Can sIkIci taraflar: Miknatis uzerindeki parcalarin cok ince olmayisi, Mehmet Durak'in motoru Kayseri'ye getirmeden evvel yag degisimi yaptigini soylemesi ve bu teoriye gore motorun benim yag degisiminden evvel 1500 civari km yapmis olmasi...

Gercekler: Motosiklet 12 yasinda. LC4 Adv'lerin daha az rafine (daha sorunlu da denebilir) erken donemine ait, 640-660 serisi icindeki en guclu, torklu ve kompresyonlu olani. Ve sonucta Dakar dahil olmak uzere birkac ralli kosmus bir yaris ati. Motordaki asinmalari bu anlamda normal karsiliyorum.

Beklentiler: Bakim ve kullanim acisindan ihmal edilmis olabilme gercegi her ne kadar hos bir durum olmasa da, "daha itinali bakim ile iyiye gider mi acaba?" beklentisini doguruyor.4-5000 km civarlarindaki gelecek yag degisimindeki neticeyi cok merak ediyorum. BIr de  (malum cok servis gorduk) yag degisimlerinde alttaki 3 tapadan sadece en buyuk olan acilip, filtre bile degistirilmeden, motor sasi havasi alinmadan yag koyulup kapatilmis olabilir. Bu durum uzun motorda premature asinmalar olusturabilecegi gibi metal toz ve parcalarinin miknatisa uzun kmler sonunda birikmesine de sebep olabilir.

Evet, optimistim.:)

Son durum...




Yeni alinmis, proje edilmis veya onarilmis bir motosiklet binmeye hazirsa, binmek gerekir. eveeet Hava sartlari teferruattir. Cool

Musadenizle bir miktar pornografik materyal paylasiyorum. Declare
















Motorda zor calisma ve isinincaya kadar rolantide surekli stop etme problemleri vardi. Subaplarin sıkı oldugu kanisiyla, ayar yapmaya karar verdim. Once deatylı okudum  Arastiralim ve bir gun once ilgili bolgeye ulasim icin motoru soydum ve ertesi gun ise giristim.

Motoru TDCC'ye getirirken hem sag pencereki isareti yerinde gordum hem de buji deliginden pipet marifetiyle pistonun dogru yerde olduguna kanaat getirdim. Umarim yanlis olmamistir. Focus



Ardindan arka teker ve freni kilitledim ki, calisirken yanlislikla arka teker donup TDCC'yi bozmasin. Bununla beraber pistonun tam ve net sekilde en ust noktada olmasi olumcul sekilde gerekli degil. Abartmamak kaydiyla cok hafif acilarda TDCC kacikken bile subaplar hala kapali oldugundan ayar yapilabilir.


Bu posizyondayken manuelin verdigi 0.10 mm icin ilgili sentili yerlestirmeye calistim ama nafile. Zor olmasi gerekiyordu ama sentilin dort subabin hicbirine girmemesi berbat bir durumdu. Subablar o kadar sıkıydı ki, bu motora daha evvel nasıl boyle binildigine ve LC4'un aslinda ne kadar saglam olduguna cok sasirdim. Pbw Smilie Goldcup



Bu arada sevindirici bir detay, piyanolara el ile kuvvet uyguladigimda yerlerinden zerre kadar kimildamayislari oldu. Neden derseniz sevgili Kaan'in topigine bakabilirsiniz.


Ayari yapmak hem calisma alaninin dar olmasi hem de ayarin cok ince sekilde "hissederek" yapilmasi nedeniyle, en azindan ilk sefer icin biraz zor. Yine de oldukca basarili sekilde yapabildigimi umuyorum. Kontra somunu sıkarken aciklik biraz artiyor, buna da dikkat ederek ve ardindan tekrar kontrol ederek islemi bitirdim. Insallah olmustur.


Daha evvel benzer sekilde benim Suzuki DR650'de ayar yapmistim. O motorda subaplar uzerinde calismasi gorece cok daha kolay iken, kontra somunu sıkma zamani geldiginde, ayar civatasını da yukarıdan tornavida ile tutmanız gerekiyordu. LC4'te boyle bir problem yok, somunları sıkarken civatalar sabit kaliyor, bu cok iyi. Okkk


Isi bitirdim, herseyi yerine taktım. Soktugum radyator hortumlarından eksilen antifirizi falan da tamamladım ve motoru calistirdim.
Sonuc gayet iyiydi, motor keyifli calisiyor. Pbw Smilie Goldcup

Eskisine gore cok cok daha az ama soguk motorda rolantide stall'a dusme egilimi var. Karburatorle alakali olabilir (pek anlamam ama ogrenmeye calisacagim) veya buji ile alakali olabilir belki. Kodu itibariyle baktigimda buji orjinal degilmis gibi geldi, yenisini siparis ettim. gelince degistirip gorecegim. Simdilik ignesini biraz yaklastirip geri taktim.




Navigasyon kulesinde hafif bir saga yamukluk vardı ve orjinal ruzgarlık berbat bir sekilde sola yamuktu.



Bunu duzeltmek icin basindan beri aklimda olan seyi uygulamaya karar verdim. Once navigasyon kulesini biraz kaba kuvvetle, buyuk olcude duzelttim. Sonra da elimdeki LC8 orjinal ruzgarligindan esinlenerek...






"olur mu ki acaba???" dedim...

Elimdeki orjinal LC8 ruzgarligini mukavva araciligiyla kabaca yerine oturttum ve kagit ile kaba bir taslak cikardim.





Ardinan biraz Origami yaptim. Smile

Polikarbon levhayi kesip, kirip katladım.






sonra ruzgarligi biraz daha gelistirdim.

Once bir gogus paneli cikarttim, far ve yag radyatoru bosluklarini actim.  Yag radyatorunun kendisi biraz  yamuk duruyor takilmaya gerek yok. Bunlar duzeltilmek istenirse navigasyon kulesinin sokulup bastan insaasi gerekir ki, ugrasmaya niyetim yok. coolll


Bu gogus plakasinin en ust, yaklasik 3 cm lik kismini da katlanabilir sekilde yaptim. Istersem one dogru tam kapatip, onden iceriye dogru hava girmesini engelleyebilecek istersem de bu parcayi serbest birakip, ruzgarlik arkasinda bir hava filmi olusmasina musaade edecek ve kaskta patlayip rahatsiz edici olmasi muhtemel "buffeting" olayina derman olabilecegim. Bunlar simdilik teori tabi, test edilip onaylanmis degil. Ama isin guzel yani, bu testi yaparken hicbir alete kullanmaksizin, sadece el ile on/off mantiginda bu kapakcigi acip kapatabilecek olmak. Okkk
Daha sonra biraz daha iyilestirilmis yeni bir ruzgarlik kestim ve monte ettim.







Yol ve arazi testlerim simdilik gayet olumlu. Zaman icinde ihtiyaca gore kisaltma, uzatma veya daraltmalarla yenilerini yapabilirim. eveeet



Tam artik "bir siyah boya atayim da bitsin bu is" diyordum ki... Su karbon gorunumlu folyo ile kaplama fikri gundeme geldi. Ek olarak, polikarbonu kesip katladigim yerler dis taraf bakiyordu ve doldurulma ihtiaci olacakti. Bunun yerine kesik attigim yerleri biraz genisletip, ters yone dogru katlama dusuncesi de olustu. Bu sayede disa bakanyuzey tamamen pruruzsuz olacak ve harhangi bir dolgu (silikon vs) ihtiyaci olmayacak.

Bakalim, yapip gorelim. Vakit bulursam yakinda son halini alir bu is.


Ama ust taraf zevkim icin biraz fazla sivri geldi, 3 cm kadar daha kisalttim veee voila!








Navigasyon kulesi icin gayet yeterli koruma mevcut, yol testi yapildi puruzsuzluk, temiz hava akisi ve hatta ruzgar kroumasi cok iyi. Inanin fonksiyonellik acisindan netice bekledigimden cok daha iyi oldu.



Ve onemlisi, artik o yamuk duran kafadan kurtulmus oldum. double OK


Henuz 1000 km bile yapmadim ve son servisten sonra tekrar acip bakamadim daha ama.

Suna KTM RFR Owners/Riders gurubunda tesadufen rastladim:




Hey Guys,
I did some service on my 660 yesterday.
At the magnet of the oil screws where some metal pieces (see below).
I would say it ist within the normal tolerance, but I want to ask the other 660 Riders if it looks similar on their bikes if they change the oil after about 2000 km...
The bike was built in 2005, did the Dakar 2006 and was coplete rebuilt after that big Event by KTM in Mattighofen. Since the rebuilding, the bike ran about 6000 km...
--> I always change the oil after 1500-2000 km, and I use the Motorex Power Synt 10w 50...
I hope you can banish my doubts...

Cevap: xxx Yes, normal!

Yani yagi her 1500-2000 km de degisen bir motor icin "normal !" deniyor. Not edeyim dedim...

Epeydir aklimda olan birseydi ve "acaba nasil yapsam ki?"diye dusunuyordum. Rahmetli Kemal Abi'nin bir Dakar kazasi sonucu, kuyruk yamuktu.

Derken birgun motorun arka depolarini soktum, egzoz baglantilarini ayirdim ve yere yatirdim.




Formul= vucut agirligi+parmak arası terlik+ havada guzel muzik eveeet



Arkaya MDF den bir tasiyici yaptim.


Sele kilifini degistirdim.




Yanlara canta astim.





Zinciri gerdim, kumandalari daha ergonomik pozisyona getirdim, amortisor ayarlarini yaptim.



Gidon turunu sinirlayan civatalari sokup temizledim. Kucuk bir miktar daha iceri alabildim ama "zaten colde yarisan biri degilim" diye dusunerek sona dayamayi denesem de masalar radyatorlere degiyordu. Oyle biraktim.


Ivır zivir, ufak tefek ama yapilmayi bekleyen epey daha is yaptim. Bu kucuk ve basit gorunen isler de zaman aliyor aslinda..



Dusup kaybolan, (kucuk boy idi) Dzus civatanin yerini bant ile tutturmustum bir suredir. Yeniledim.



Odunlasmis fren balatalarini yeniledim.



Hava filtresini yurtdisindan getirttim. Zira burada bulunmuyor. Birinin kafasi basip, ne/nasil oldugunu anlatabilseniz bile yurtdisindan getirtecekler zaten. Ugrasmadim, tirnagim varken basimi kasidim. Onceki oldukca kirlenmis ve yorulmustu.



Yenisi motora rahat bir nefes aldiracak umarim.



Scotts gidon amortisoru
Benimkinin alttaki link kolu, aldigimdan beri yoktu. Yani Scotts sadece dekor seklinde orada duruyordu.

Yeni link arm siparisiyle ugrasmak istemedim.



Birgun is cikisi, bir sokup bakmak istedim..



Civatalarin ikisi de epey zor cikti. Biri kirildi.





Bir sekilde sokmeye vakif oldum ama bu parca icinde kirilan civatanin cikarilmasi gerekti.



Ve mamul, kirik civata ile ele geldi.



Kendi baglanti kolumu imal ettim.



Yerine taktim..



Aslinda tum yagi degisse iyi olurdu ama actigim civatalardan dokulenleri yerine koymaya calismakla yetindim. Ancak icine yag koymak/basmak kolay degil. Yine de biraz ekleyebildim.



Herseyi yerine geri taktim. Aslinda is sadece 8 civata sokmek ve takmak olsa da, kirik civata ve baglanti kolunu imal etme yuzunden biraz uzun surdu. Ama yapmis olmak guzel, keyifli.


Kotu kullanim ve bakımsızlıktan muzdarip amortisorlere de nihayet elim degiyor. Soktum ve servis edilmek uzere yola cikti.

Bekleyelim ve gorelim.













Sabir yavrum, duzelecek....

Amortisorleri gittim aldim, dun aksam ancak takma firsatim oldu.










Hiç yorum yok: