10 Aralık 2013 Salı

Dunyanin en zor offwidth'ini tirmanmak ve etigi korumak

Wide Boyz desem?

Cogunuz iyi kotu asinasinizdir herhalde. Dunyanin en zor "offwidth"i olan Century Crack'i tirmanmak icin iki sene boyunca agir antrenman yapan, hatta bodrumlarina bir simulator kurup deli gibi calisan ve sonunda da gidip rotayi bir guzel cikan iki Ingilizden bahsediyorum.

Offwidht moffwidth olmayan bir ulkeden cikip, boylesi bir ise niyetlenip, plan yapip, altindan kalkabilmek gercekten uzun uzun tartisilabilecek ve bence uzerinde de konusulmasi gereken bir mevzu. Ancak boyle bir motivasyonu olusturacak temel nedenlerden birinin Ingiltere'nin genelde dagcilik ve tirmanis uzerine biriktirdigi buyuk tecrubenin oldugunu dusunuyor ve kemiklesmis tirmanis ahlakinin gencleri olumlu yonde nasil yonlendirdigini goruyorum.

Ancak yine de, geleneksel tarz tirmanisin en basit ahlaki kurallarinin bile bazen gozardi edilebildigini, ustelik de bu isi en ucta an ileri seklide yapanlar tarafindan ihmal edilebildigine sahit olabiliyoruz.

Ote yandan, tirmanis olgusu, kaypakliga mahal vermeyecek sekilde o kadar basit kurallar uzerine yuruyor ki, alaninizda dunyanin en zor isini bile yapmis olsaniz, adamin biri cikip size "Hoop, kardesim! Sizinki sayilmaz!" diyebiliyor. 

Evet WideBoyz gitti, Century Crack'i buldu, calisti ve tirmandi. Ancak yine de bir detayi onemsememis ya da belki de gormezden gelmek zorunda kalmislardi. Rotayi ara emniyet icin kullandiklari yayli takozlari onceden yerlestirmis olduklari sekilde denemis ve cikmislardi. Agizlar kulaklarda memleketlerine dondular.

Ancak tirmanisin yasayan efsanelerinden, Century Crack'i (eski yapay tirmanis adiyla Chochcolate Starfish) yaklasik 10 yil onceden beri defalarca serbest stilde deneyen Stevie Haston , "Bak, kendisi cikamadi, cikanlara bok atiyor!" denilme ihtimaline bile aldirmadan, bu cok basarili genclerin -ki bu arada Pete Whittaker'in Belly Full of Bad Berries isimli acimasiz rotayi flash ciktigini hatirlatmam gerekir- tirmanisini saymiyor, "Emniyetinizi tirmandiginiz sirada almiyorsaniz, bir rotayi trad tirmanmis olmazsiniz. Bu kadar basit!" diyordu.

Bunu soylerken de inaniyordu ki, bu iki muthis genc bu rotayi olmasi gerektigi gibi cikabilir!

Derken bir sure sonra genc tufekler, baskasinin dusuncesi ve kendilerini ispatlama durumunda olmanin verdigi garip duygu haliyle Century'nin altinda dikiliyorlardi. Yere vurmayi garantileyecek emniyet aralari birakmak zorunda kalarak rotayi mukemmelen tirmandilar.

Bunu yaparken, aslina sadece dunyanin en zor offwidthini tirmanmadilar. Ayni zamanda ve bence en az tirmanisin kendisi kadar onemli olan, ahlaki degerleri dunyanin en zor isini yaparken bile gozetmenin gerekliligini vurguladilar.

Alabilene, bu hikayedeki ders gercekten buyuk.

9 yorum:

ayk dedi ki...

nurettın bu yaslı adamların o efsanevı catlaklardakı ılk denemelerının cd -goruntulerı var bnde .. 1970 lerdekı tırmanıslar.. ne sımdıkı antrenman teknıklerı var nede ayakkabı vs.. sadece ve sadece ellerde bant ve tırmanma şevki.

tRAD dedi ki...

Eger o goruntuleri benimle paylasmazsan...

Çağrı Tuncay dedi ki...

abi bizde izlemek isteriz

Ali Değer Ozbakir dedi ki...

Hakikaten etkileyici bir hikaye. Tırmanışın psikolojik zorluğu, buna mukabil etik ilkeler karşısında tırmanıcıların sergilediği aklıselim takdire şayan. Az önce Randall ve Whittaker'ın videosunu da izledim. Resmen dehşete kapıldım!

Fakat aklıma takılan birşey var. O da ilk paragrafta değindiğin "evlerinin bodrumuna kurdukları simulatör". Acaba bu simulatör genel bir off-width çalışma için tasarlanmış bir duvar/çatlak mı? Yoksa Century Crack'e özgü bazı ögeleri barındırıyor mu? Soruyu genelleştirirsek, bir tırmanış probleminin modelini oluşturup sonra, burada edinilen tecrübelerle rotanın aslını çıkmak ne denli kabul edilir/edilemez?

Randall ve Whittaker'a kesinlikle haksızlık etmek niyetinde değilim. Sonuçta Century Crack'in ne kadarını baştan oluşturabilirler? Değil mi? Ya da, atletizm dallarında olduğu gibi, geometrinin sabit olduğu sporlarda, herkes eşit bir antreman sürecinden geçerken iyi de, tırmanış için antreman -özellikle ilk çıkışlar için- ne denli kısıtlayıcı olmalı? Olamazsa Ockam'ın baltası gibi, iki tırmanış arasında seçim yapacaksak, "en azlık" kriterini uygularken antreman pratiğine de bakacak mıyız?

Ben bunlara yanıt bulamadım.
Sevgiler,
Ali

tRAD dedi ki...

Ali, Century Crack 'a olabildigince yakin sekilde imal etmeye calismislar. Topu topu 2-3 m lik birsey aslinda ama elemanlara iyi antrenman verdigi de kesin.

Bu anlamda izledikleri bu yolu hatali bulmuyorum ben. Zira tirmanicilar yerine gore her proje icin farkli antrenmanlar izleyebiliyor, farkli ayakkabı ya da malzeme kullanabiliyorlar. Bu durumda bunlarin hepsinin "aldatma" olarak anlasilabilmesi gerekir.

Ancak fikrini de cok net sekilde hissediyor olmama ragmen, gidip rotanın "üzerinde" herhangi bir calisma yapmis olmadiklari icin kendi adima bir problem goremedim ben.

Yanlis anlasilmasin. Rotanin uzerinde "calismak" da problem degil elbette. Mevcut ornek icin konusuyoruz sadece.

tRAD dedi ki...

Ancak, senin soyledigini nasil hissettigimi ifade etmem gerekirse:

Evet, bu genc tufekler deli gibi calisip, gidip rotayi tirmandilar. Onlarin bu yaklasimi ve yetenekleri takdire sayan.

Ancak Haston'un uzerinde malzemelerle, on-sight/on-fight sekilde ve baska hicbir yolu dusunmeden sadece "malzemeleri yerlestirerek" verdigi girisim de en az o denli takdire sayan. Hatta kimileri icin bazi acilardan daha degerli bile bulunabilir.

Benim kendi adima, kendi kucuk dunyamda izledigim soyle bir yol var. Cikmay, basaramadigim herhangi bir rota icin evde ozel hazirlik yapmak soyle dursun, rota uzerinde bile, asagidan yukariya ve malzeme atarak denemedigim surece, ustten emniyetli falan asla calismiyorum. Yuksek bir zorlugu ozellikle calisarak cikabilmeyi, biraz kendimi pembeliklere inandirmak olarak goruyorum. Tirmanis seviyemi de, onsight derecem olarak tanimliyorum.

Hizli gelismek isteyen bir tirmanici icin en iyi yol olmayabilir. Ama benim en cok hosuma giden bu..

Sevgiler!

Ali Değer Ozbakir dedi ki...

Haklısın. Fakat işte olay bazı bölünemez ifadelere indirgendiğinde, mesela "biz century crack'i geleneksel ve serbest çıktık" deyince olay birdenbire tartışmaya açık hale gelebiliyor. Bir de tırmanış ve dağcılığın hakemsiz ve de izleyicisiz niteliği itibariyle suistimale açık olmasını düşününce... Fakat benimkisi sadece fikir jimnastiği. Kimseyi suçlayacak ya da itibarsızlaştıracak değilim :P

Rota ya da koşullara göre malzeme kullanmak gayet anlaşılır bir davranış. Sana katılıyorum. Rotanın kendisi üzerinde çalışmamış olmaları da dediğin gibi önemli bir dayanak. Dolayısıyla belki Century Crack örneği için sorduğum sorular çok elzem değil. Ama farzedelim yüksekçe bir tırmanış salonundaki duvarı ilk serbest çıkacağın rotaya tıpatıp benzetsen, sonra da "ben asıl rotayı red-point çıktım" desen nasıl karşılardık? (Rotanın kendisi üzerinde çalışmayı ilk paragraftaki iddiaların geçerliliği bakımından ihtimallerden çıkartıyorum)

Herhalde, birilerinin o rotayı hiç görmeden, bilmeden, adını duyup, bir bakmaya gelip şak diye çıkmaları durumundan sonra (Schmidt kardeşlerin Münich'den bisikletle Zermat'a gelip Matterhorn kuzey yüzünü çıkmaları gibi) onlara duyduğumuz saygı nisbetinde farklı bir değerlendirmeye tabii tutacaktık...

tRAD dedi ki...

Tamamen haklisin ama dikkat et, bunlari ulu orta soyleme, millet uzerine cullanmasin! :)

Ali Değer Ozbakir dedi ki...

:D Sen bekle bak 2014 neler getirecek bizlere!

iyi seneler ve yazı için teşekkürler!

a-