21 Eylül 2010 Salı

Sol Kroşe


Yanilmiyorsam bu hat, "tirmanilabilir" anlamda, dikkatimi ilk kez Mumin ile birlikte kuzey ve dogu duvarlarini 10,5 saatte bitirdigimiz o faaliyette cekmisti. (Burada da ilginc bir anektod var, bu isi yaptigimiz tarihi hatirlamiyorum, hay kafam!) 4-5 yil oldu herhalde.

Bu keyifli olacagi her halinden belli hat, super ip boylariyla yukselip kuzeydogu sirtina, oradan da zirveye baglaniyordu. Soldan saga dogru cizdigi narin yay, sanki soldan gelen "krose" bir yumruk gibiydi. Isim bir anda boyle olusuverdi. Artik onu "Sol Krose" diye cagiriyordum.

Bu yazki "Aladaglar mesaimi" gerektigi gibi verememistim ve mevsim kimi duvarlar icin ucundan kacmis da olsa, yine de gitmek istiyordum.

Buyuk Demirkazik Kuzey Duvari'ndaki bu hat yeni bir rota olarak canlanabilir miydi acaba?

Egemen'in de zamani musaitti ve Kayseri'den arkadasim Umut'ta bize katiliyordu.

17 Eylul 2010 tarihinde bir kez daha kuzey duvarinin koyu golgesinde kurduk cadirimizi. gece bolca yagmur ve dolu yagdi.

Hava soguktu.

Ertesi sabah, curuklugunden hic suphem olmayan giris bolumu icin bazi alternatifler aradik. Tamami curuk ve emniyet imkanlari problemliydi. Buza da bulasmamak icin en soldan girip, eger sansimiz yardim ederse saga dogru gecme karari aldik.

Sansimiz yardim etmedi.

Keskin soguk, olumcul curuklukle birlesmis, burada harcadigimiz iki saat de olayi bastan yatirmisti. Boyle bir deneme icin uygunsuz bir tarihteydik. Ayagimda kaskati kesilmis yaklasma ayakkabilari ile ici "dolu" taneleri ile dolmus kulvar ve catlaklarda, inanilmaz bir curuklukte ve eksik emniyetle yaptigim yan gecis ve tirmanis beni cok hirpalamisti.

Tereddutsuz donus karari aldim, Egemen de kabul edince beklemeden asagi indik.

Onceki gunku soylemim gercek olmus, her ne kadar bekliyor olsak da Sol Krose'nin "kontra yumrugu" bizi erken nakavt etmisti.

Resmen ilk rauntta pes etmistik.

"Abi, soguk ve curuktu ama yapilabilir tabi" tarzinda ezik soylemlerle uzaklastik duvardan.

Aslinda cok da sasirmamistim bu sonuca zira bekliyordum. Ama hersey yolunda giderse tekrara gidecegim.

Deneye deneye dogru yolu bulacagiz artik ;)

31 Ağustos 2010 Salı

Yine Hisarcik, yeniden!


Uzun zaman sonra yine Hisarcik'la bulustuk.

Bu kez gercekten eski gunlerdeki, Hisarcik'in "Altin Cagi"nda oldugu gibiydi.

Ankara'dan kalkip gelen Egemen (İpek) ile harika iki gun gecirdik. Ozellikle son gun, eskiden oldugu gibi sabah erkenden baslayip, doyasiya tirmandigimiz bir gun oldu.

Bazalti kokladim tekrar. Egemen'in gelisi aradigim motivasyonu getirdi, daha bir iyi tirmandigimi hissettim.

Daha once uzerinde rota yok sayabilecegimiz yeni bir sektore de baslangic yaptik ustelik. Sektor IV.

Yaptigimiz tirmanislara ek olarak, 3 tane de yeni rota olustu.

Oilhead
Apex
Takunyax

Ozelikle son rota, yani Takunyax bir kismimizin iyi hatirlayacagi, yillar sonra tekrar nette karsilastigim ve internetin karanliklarinda kaybolup gitmesini istemedigim meshur Pokeimam'a ithafimdir! :)))

http://www.cenkoyun.com/pokeimam.php

26 Ağustos 2010 Perşembe

Yapay tirmanis: Kolaycilik mi? Hic sanmam.


Yapay tirmanisi kucumseyen, cocuk oyuncagiymis gibi goren birkac kisi ile konustum bugunlerde. Aslinda, yapay tirmanis uzerine iki kelam edebilecegim insan sayisi da birkac taneden fazla degil bu ulkede ama neyse..

Yapay tirmanis, pekcok insanin sandiginin aksine oyle kolay, her ofis memelisinin aklina estiginde yapabilecegi turden basit bir is degildir. Ustelik dogasi geregi, risk katsayisi normal tirmanisa oranla cok daha yuksektir.

Bu tarz da yine serbest tirmanis gibi, alpinizmin ve tirmanisin "macera" unsurunu kanlandiran cok onemli dallarindan birisi bence.

Bu olayi, "merdiven cikmaya" benzeten insanlari anlamiyor degilim aslinda.

Bence de bu dogru. Kayanin kendisi yerine, insan yapisi malzemelerinize tirmaniyorsunuz. Ama atlanmamasi gereken sey, o malzemeleri yine kaya uzerinde kullaniyor olusunuz. Ve cogu zaman serbest tirmanmaya imkan vermeyen ya da bulamadiginiz kaya yuzeylerinde yukselme imkaniniz var.

Tabi ki bolt kullanmadan. Eger bolt var ise, o noktada bu tarz da ruhunu yitiriyor bence.

Son olarak, yapay tirmanista beni en cok etkileyen ve saygi duymami saglayan etken ise, zorluk derecesi yukseldikce tirmanicinin olume de daha fazla yaklasiyor olmasi. A4, A5 denmeye baslandigi zaman artik, son derece zor emniyet imkanlari hatta bazen sadece kancalar uzerinde uzerinde yukselinen ip boyulari akla gelmek zorunda. Ve bu sartlarda dusmek, cogu zaman belki bir sete vurmak, butun malzemeleri yirtip almak ve buyuk, 2 faktorluk dususler yasamak demek.

Spor veya geleneksel tirmanista 10 derecelik bir zorluk, gerekeni dogru yaptiginiz surece tehlike arzetmeyebilir bile.

Ama eger A5 diyorsaniz, iste o zaman herseyin pamuk ipligine baglandigi yere gelmissiniz demektir. Bence A3'ten itibaren ciddi bir risk altindasinizdir, siz ne kadar herseyi dogru yapsaniz da.

Sirf bu yuzden bile "tirmanisin macera boyutunda" yeri hicbir zaman doldurulamayacak bir tarz bence yapay tirmanis. Hatta bazen, serbest tirmanisin onunu acan, ona yol gosteren bir "akinci" huviyetinde.

Foto:http://www.supertopo.com/a/How-To-Big-Wall-Climb-Gear-1-Essential-Aid-Climbing-Gear/a10535n.html

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Son postama ek...

Biraz duzeltme yapmak istiyorum:

Asagidaki son postamda, ifade seklimin maksadimin otesine gectigini farkettim. Yayinladigim bir yaziyi silmek veya duzenlemek de cok etik gelmiyor, o nedenle buradan kucuk bir aciklama yapmak istiyorum.

Netice itibariyle butun tirmanicilara saygi duyan biriyim. Son postadaki konu da, eninde sonunda geleneksel tirmanis ve tirmanici ile ilgili ve belki de bu kadar sert bir elestiriyi haketmiyor.

Sozu gecen tirmaniciyi sahsen tanimiyor olsam da, asagidaki ifade sekillerim, niyetimin otesinde yanlis anlasilmaya cok musait. Kastim bu degildi.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Artik ekmek zorlu geleneksel tirmanislarda!


Haftasonu kuslar haber getirdi biraz. Dedikodu yaptik.

Soylediklerine gore artik trad rota cikma arzusu insanlari turlu zorlamalara iter olmus. Kazikli Ali Vadisi’nde, once rotayi temizleyen, ustten emniyetli calisan, yetmezmis gibi nereye hangi malzemeyi atacagini da ustten emniyetliyken deneyerek goren, rotada nereyi nasil tutacagi, nereye nasil basacagini tayin icin isaretleme yapan, ondan sonra da bilmem kac derecelik trad rota yaptim diyenler varmis!

Sorsaniz, bir de “dunyadan ornekler” verirler. O ornekler de bence hic tasvip edilmez tabi ama en azindan McLeod bunu E11 derecesinde yapiyor.

Yahu insan ne icin tirmanir? Yaptiginiz baska sporlardan veya tirmanisinin baska kollarindan getirdiginiz “gay aliskanliklarinizi” neden geleneksel tirmanisa tasirsiniz?

Adi ustunde "geleneksel"!

Bu is asagidan yukariya yapilir!
Bu is temiz olmak zorundadir!
Hatta onsight olursa en guzelidir!

Yoksa siz kendinize nasil "trad tirmaniyorum" dersiniz?

Bir tarihte Hisarcik’ta tirmaniyorduk. Yeni bir hatta varimizi yogumuzu ortaya sermistik. Eller sismis, bacaklar Elvis’e baglamisti artik. Derken unlu bir tirmanici arkadas asagidan seslendi: “Nurettin, malzemeleri rotada birakir misin? Bir de ben deneyeyim…”

Allah’tan o arkadas, kendini ispat veya un edinmek icin turlu soytariliklara ihtiyaci olmayan biriydi. Bu olayi sadece komik bir ani olarak hatirladim hep.

Spor tirmanista dereceler yukseliyor ve tirmanicilar o limitlere ulastikca artik hedefsiz kalmaya basliyorlar.
Kisa kayada lif lif sisirilen kol ve omuzlar bir yerden sonra kizlari ve hatta erkekleri :) etkilemekten oteye gitmiyor.

Ee sonra?

Artik ekmek hard trad’de!


24 Temmuz 2010 Cumartesi

.....

Tirmanmiyorum. Deli gibi motosiklete biniyorum. Cok ozluyorum. Suclu hissediyorum. Bir sure daha tirmanamayacagim. Daha kotu hissedecegim.

Ama donecegim, tekrar tirmanacagim.

7 Haziran 2010 Pazartesi

İpek Kule

Aladaglar Emli Vadisi'nin tabanindaki yolda, yillardir taban teperken surekli cevreme bakinir durur, tirmanis alternatifleri arardim. Gozume ilisen "yuzlerce" alternatif icinde, Kaletepe'nin tam karsisina dusen, "kucuk kulecikler" cok sevimli ve cekici gelmekteydi.

Sari Memedin Yurdu'na kurulacak son derece keyifli ve konforlu bir kamptan cikarak bu kulelere gitmek, tirmanmak, ardindan aksam tekrar kampa donup keyif yapmak guzel olurdu.

Uzun bir otobus yolcuguluyla Trabzon'dan gelen Egemen İpek'i aldigim gibi yola cikiyor, sabahin korunde Sari Memedin Yurdu'na ulasiyoruz. Buradan sonra, kulelere cikan yamac da dahil, 25 dakikalik bir yuruyusle kulelerin altina ulasiyor ve asagidan bizi "geeel, gel" diye cagiran en kolay, oldugunu dusundugumuz hatta yanasiyoruz.

Oldukca belirgin ve yoldan da secilebilen bu hafif yatik dihedrali tirmaniyoruz. Tabanindan yukariya (tahmini) 60 m olan bu hatti arkadasim Egemen lider gidiyor, ben de kus civiltilarinin tadini cikararak manzarayi seyrediyorum. Rotanin girisinde, ortasinda ve yukarisinda olmak uzere toplam 3 tane -gorece- zorlu pasaji var. Emniyet imkani bolca var ama ortadaki pasaj biraz psikolojik yeterlilik istiyor. Cunku curuk bir blok barindiran hafif bir gobegin uzerine yukselip, bir sonraki emniyet imkanlarina kadar birkac hamle devam etmek gerekiyor.

Egemen ile yillar once, yine bu vadide tesadufen tanismistik. O gun bugun bircok kez birlikte daga gittik, kaya tirmandik. Egemn her zaman benden bu vesileyle egitim almakta oldugunu soyledi ama bence bu harika bir paylasim ve beraber tirmanmaktan baska birsey degildi.

Bugun, Egemen'in geleneksel tirmanisa gonulden bagli, yurekli bir tirmanici oldugunu goruyorum.

Uzun zamandir tirmanmiyor olmasina ragmen, her ne kadar genelde zor olmasa da, kilitlerinde psikolojik yeterlilik isteyen, belli bir capta degilseniz rahatlikla geri puskurebileginiz, bu rotayi guzelce tirmandi ve beni de cok memnun etti.

Geleneksel tirmanisin olmeyecegine dair umutlarim artti, corbadaki tuzum hosuma gitti.

Tirmanirken yasadigim keyif, zirvede bir karar ile sonuclandi. Sevgili Egemen İpek'in soyismine ithafen, adi sani olmadigindan emin oldugum bu kuleye IPEK KULE rotaya da İPEK YOLU ismini verdim.

Kim gider, tekrar eder bilmiyorum. Ama eger birileri, gidip gormek isterse, hikayesi-cizimi budur ve fotograflari da buradadir.

Tesekkurler Egemen!