29 Kasım 2010 Pazartesi

Soysuzlar Çetesi


28 Kasım pazar sabahı, yeni bir hat olarak giriştiğim bir tırmanış beni fena hırpaladı. Biraz da malzeme eksikliğinin verdiği güvensizlik çok asılmamı mümkün kılmadı ama entresan ebatlı bu çatlaktan boyumun ölçüsünü alarak geri püskürdüm. El ebatından daha büyük ama yumruklarımdan da küçük bu çatlak derimi yüzdü, ellerimi şişirdi.

"Eh, öğle yemeğini haketmek gerek" diyerek, yeni sektorumuz 4'de yeni bir hata giriştim.

Kuş Gribi, rotasıyla aynı yerden başlayan çatlak sistemi, kısa süre sonra sola doğru ayrılarak yükseliyor. Köşeyi dönüp bir sete ulaşıyorsunuz. Burada terkedilmiş bir yırtıcı kuş yuvası var. Ve artık esas eğlence mi dersiniz, bela mı dersiniz burdan sonra başlıyor. Beni resmen bitirdi. Son donemde formda oldugumu saniyordum ama bugun vucudumdaki butun adeleleri lif lif hissediyorum. Sırtım ve kollarım fena hamlamış.

Yaklaşık 30 metrelik kusursuz bir rota.

Soysuzlar Çetesi, VIII, VIII+ (?)

Bu ismi, bu ülkenin imkanlarıyla vatan hainliği yapan satılmış medya mensubu orospu çocuklarına ithaf ediyorum.

7 Kasım 2010 Pazar

Dagciligin Zirve Odulleri

Yaptiklari pekcok is dolayisiyla Zirve Dagcilik Kulubu'nu cok takdir ediyorum.

10. kurulus yildonumleri dolayisiyla verdikleri dagcilik/tirmanis odullerini, daha dogrusu bu fikri de son derece olumlu buldum. Yillar once Aladaglar Marti Mahallesi merkezli olarak kurdugumuz ancak "daglarda bolt kullanimi" mevzusu nedeniyle birarada tutunamadigimiz icin devam etmeyen grup/dernegimiz Alpin Birlik'teki fikirlerimden biriydi sececegimiz "tirmanici ve alpinistlere" her yil mutevazi birer plaket vermek.

Gerceklestirmek kismet olmadi maalesef.

Zirve' nin bu haberini duyunca da hosuma gitti, ilgilendim.

Ancak kategorileri duyunca biraz sasirdim:

  1. Spor Tırmanis - DOGAN PALUT
  2. Takım Tirmanisi - ODTU - EVEREST TAKIMI ( Serhan Pocan, Burcak Ozoglu Pocan, Bora Mavis, Eylem Elif Mavis, Haldun Ulkenli, Meltem Colak Ozmine, Mustafa Cihan, Serkan Girgin, Soner Buyukatalay, Suna Yilmaz )
  3. Bireysel Tirmanis - TUNC FINDIK
  4. Teknik Tirmanis - MUSTAFA YESILDAL - AYKUT TUREM
  5. Arama Kurtama – AKUT – NASUH MAHRUKI
  6. Kas Gucu ile Devrialem Projesi ile - ERDEN ERUC
  7. Dag Edebiyati - HALDUN AYDINGUN
  8. Dagcilik Bilimsel Calismalari - GIYASETTIN DEMIRHAN
  9. Yasayan Efsane Dagci - MUZAFFER EROL GEZ
  10. Ayrica, Efsane Reis - Merhum BOZKURT ERGOR
Pekcogunu sahsen tanidigim, derin arkadasliklarimin oldugu bu isimler bu odulu ve hatta cok cok daha fazlasini hakediyorlar bana gore. Hepsi alanlarinda, hatta birden cok alanda cok iyiler!

Ancak, oduller bu haliyle "mevcut isimlerin yaptigi islere gore uyarlanmis" gibi geldi bana. Yanlis anlasilmasin, tekrar ediyorum. Zirve Dagcilik'in bu hareketi bence cok olumlu ve hakettigi yeri bulabilmesi, gelecege dogru uzanip, degerli bir klasik olabilmesi icin de kategorilerin daha net sekilde secilmesi uygun olur diye dusunuyorum.

Yani, Bireysel Tirmanis, Teknik Tirmanis, Arama Kurtarma, Kasgucu ile Devrialem, Yasayan Efsane Dagci, Efsane Reis gibi kategoriler yerine onumuzdeki yil;

Yuksek Irtifa, Alpin Tirmanis, Yeni Rota, Dag Kurtarma, Ilham Veren Proje ve benzeri, uzerinde calisilarak artirilip azaltilabilecek ve rotuslanabilecek kategoriler olusturulabilir diye dusunuyorum. Bu sayede yillar icinde daha da kemikleserek gelecege aktarilabilecek ve yeni nesillere motivasyon olabilecek bir olgu haline gelebilir bu oduller.

Benim Zirve Dagcilik ile bir alakam yok ancak camianin bir parcasiyim ve gorusum de bu sekilde. Paylasmakla da dogru yaptigimi dusunuyorum.

21 Eylül 2010 Salı

Sol Kroşe


Yanilmiyorsam bu hat, "tirmanilabilir" anlamda, dikkatimi ilk kez Mumin ile birlikte kuzey ve dogu duvarlarini 10,5 saatte bitirdigimiz o faaliyette cekmisti. (Burada da ilginc bir anektod var, bu isi yaptigimiz tarihi hatirlamiyorum, hay kafam!) 4-5 yil oldu herhalde.

Bu keyifli olacagi her halinden belli hat, super ip boylariyla yukselip kuzeydogu sirtina, oradan da zirveye baglaniyordu. Soldan saga dogru cizdigi narin yay, sanki soldan gelen "krose" bir yumruk gibiydi. Isim bir anda boyle olusuverdi. Artik onu "Sol Krose" diye cagiriyordum.

Bu yazki "Aladaglar mesaimi" gerektigi gibi verememistim ve mevsim kimi duvarlar icin ucundan kacmis da olsa, yine de gitmek istiyordum.

Buyuk Demirkazik Kuzey Duvari'ndaki bu hat yeni bir rota olarak canlanabilir miydi acaba?

Egemen'in de zamani musaitti ve Kayseri'den arkadasim Umut'ta bize katiliyordu.

17 Eylul 2010 tarihinde bir kez daha kuzey duvarinin koyu golgesinde kurduk cadirimizi. gece bolca yagmur ve dolu yagdi.

Hava soguktu.

Ertesi sabah, curuklugunden hic suphem olmayan giris bolumu icin bazi alternatifler aradik. Tamami curuk ve emniyet imkanlari problemliydi. Buza da bulasmamak icin en soldan girip, eger sansimiz yardim ederse saga dogru gecme karari aldik.

Sansimiz yardim etmedi.

Keskin soguk, olumcul curuklukle birlesmis, burada harcadigimiz iki saat de olayi bastan yatirmisti. Boyle bir deneme icin uygunsuz bir tarihteydik. Ayagimda kaskati kesilmis yaklasma ayakkabilari ile ici "dolu" taneleri ile dolmus kulvar ve catlaklarda, inanilmaz bir curuklukte ve eksik emniyetle yaptigim yan gecis ve tirmanis beni cok hirpalamisti.

Tereddutsuz donus karari aldim, Egemen de kabul edince beklemeden asagi indik.

Onceki gunku soylemim gercek olmus, her ne kadar bekliyor olsak da Sol Krose'nin "kontra yumrugu" bizi erken nakavt etmisti.

Resmen ilk rauntta pes etmistik.

"Abi, soguk ve curuktu ama yapilabilir tabi" tarzinda ezik soylemlerle uzaklastik duvardan.

Aslinda cok da sasirmamistim bu sonuca zira bekliyordum. Ama hersey yolunda giderse tekrara gidecegim.

Deneye deneye dogru yolu bulacagiz artik ;)

31 Ağustos 2010 Salı

Yine Hisarcik, yeniden!


Uzun zaman sonra yine Hisarcik'la bulustuk.

Bu kez gercekten eski gunlerdeki, Hisarcik'in "Altin Cagi"nda oldugu gibiydi.

Ankara'dan kalkip gelen Egemen (İpek) ile harika iki gun gecirdik. Ozellikle son gun, eskiden oldugu gibi sabah erkenden baslayip, doyasiya tirmandigimiz bir gun oldu.

Bazalti kokladim tekrar. Egemen'in gelisi aradigim motivasyonu getirdi, daha bir iyi tirmandigimi hissettim.

Daha once uzerinde rota yok sayabilecegimiz yeni bir sektore de baslangic yaptik ustelik. Sektor IV.

Yaptigimiz tirmanislara ek olarak, 3 tane de yeni rota olustu.

Oilhead
Apex
Takunyax

Ozelikle son rota, yani Takunyax bir kismimizin iyi hatirlayacagi, yillar sonra tekrar nette karsilastigim ve internetin karanliklarinda kaybolup gitmesini istemedigim meshur Pokeimam'a ithafimdir! :)))

http://www.cenkoyun.com/pokeimam.php

26 Ağustos 2010 Perşembe

Yapay tirmanis: Kolaycilik mi? Hic sanmam.


Yapay tirmanisi kucumseyen, cocuk oyuncagiymis gibi goren birkac kisi ile konustum bugunlerde. Aslinda, yapay tirmanis uzerine iki kelam edebilecegim insan sayisi da birkac taneden fazla degil bu ulkede ama neyse..

Yapay tirmanis, pekcok insanin sandiginin aksine oyle kolay, her ofis memelisinin aklina estiginde yapabilecegi turden basit bir is degildir. Ustelik dogasi geregi, risk katsayisi normal tirmanisa oranla cok daha yuksektir.

Bu tarz da yine serbest tirmanis gibi, alpinizmin ve tirmanisin "macera" unsurunu kanlandiran cok onemli dallarindan birisi bence.

Bu olayi, "merdiven cikmaya" benzeten insanlari anlamiyor degilim aslinda.

Bence de bu dogru. Kayanin kendisi yerine, insan yapisi malzemelerinize tirmaniyorsunuz. Ama atlanmamasi gereken sey, o malzemeleri yine kaya uzerinde kullaniyor olusunuz. Ve cogu zaman serbest tirmanmaya imkan vermeyen ya da bulamadiginiz kaya yuzeylerinde yukselme imkaniniz var.

Tabi ki bolt kullanmadan. Eger bolt var ise, o noktada bu tarz da ruhunu yitiriyor bence.

Son olarak, yapay tirmanista beni en cok etkileyen ve saygi duymami saglayan etken ise, zorluk derecesi yukseldikce tirmanicinin olume de daha fazla yaklasiyor olmasi. A4, A5 denmeye baslandigi zaman artik, son derece zor emniyet imkanlari hatta bazen sadece kancalar uzerinde uzerinde yukselinen ip boyulari akla gelmek zorunda. Ve bu sartlarda dusmek, cogu zaman belki bir sete vurmak, butun malzemeleri yirtip almak ve buyuk, 2 faktorluk dususler yasamak demek.

Spor veya geleneksel tirmanista 10 derecelik bir zorluk, gerekeni dogru yaptiginiz surece tehlike arzetmeyebilir bile.

Ama eger A5 diyorsaniz, iste o zaman herseyin pamuk ipligine baglandigi yere gelmissiniz demektir. Bence A3'ten itibaren ciddi bir risk altindasinizdir, siz ne kadar herseyi dogru yapsaniz da.

Sirf bu yuzden bile "tirmanisin macera boyutunda" yeri hicbir zaman doldurulamayacak bir tarz bence yapay tirmanis. Hatta bazen, serbest tirmanisin onunu acan, ona yol gosteren bir "akinci" huviyetinde.

Foto:http://www.supertopo.com/a/How-To-Big-Wall-Climb-Gear-1-Essential-Aid-Climbing-Gear/a10535n.html

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Son postama ek...

Biraz duzeltme yapmak istiyorum:

Asagidaki son postamda, ifade seklimin maksadimin otesine gectigini farkettim. Yayinladigim bir yaziyi silmek veya duzenlemek de cok etik gelmiyor, o nedenle buradan kucuk bir aciklama yapmak istiyorum.

Netice itibariyle butun tirmanicilara saygi duyan biriyim. Son postadaki konu da, eninde sonunda geleneksel tirmanis ve tirmanici ile ilgili ve belki de bu kadar sert bir elestiriyi haketmiyor.

Sozu gecen tirmaniciyi sahsen tanimiyor olsam da, asagidaki ifade sekillerim, niyetimin otesinde yanlis anlasilmaya cok musait. Kastim bu degildi.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Artik ekmek zorlu geleneksel tirmanislarda!


Haftasonu kuslar haber getirdi biraz. Dedikodu yaptik.

Soylediklerine gore artik trad rota cikma arzusu insanlari turlu zorlamalara iter olmus. Kazikli Ali Vadisi’nde, once rotayi temizleyen, ustten emniyetli calisan, yetmezmis gibi nereye hangi malzemeyi atacagini da ustten emniyetliyken deneyerek goren, rotada nereyi nasil tutacagi, nereye nasil basacagini tayin icin isaretleme yapan, ondan sonra da bilmem kac derecelik trad rota yaptim diyenler varmis!

Sorsaniz, bir de “dunyadan ornekler” verirler. O ornekler de bence hic tasvip edilmez tabi ama en azindan McLeod bunu E11 derecesinde yapiyor.

Yahu insan ne icin tirmanir? Yaptiginiz baska sporlardan veya tirmanisinin baska kollarindan getirdiginiz “gay aliskanliklarinizi” neden geleneksel tirmanisa tasirsiniz?

Adi ustunde "geleneksel"!

Bu is asagidan yukariya yapilir!
Bu is temiz olmak zorundadir!
Hatta onsight olursa en guzelidir!

Yoksa siz kendinize nasil "trad tirmaniyorum" dersiniz?

Bir tarihte Hisarcik’ta tirmaniyorduk. Yeni bir hatta varimizi yogumuzu ortaya sermistik. Eller sismis, bacaklar Elvis’e baglamisti artik. Derken unlu bir tirmanici arkadas asagidan seslendi: “Nurettin, malzemeleri rotada birakir misin? Bir de ben deneyeyim…”

Allah’tan o arkadas, kendini ispat veya un edinmek icin turlu soytariliklara ihtiyaci olmayan biriydi. Bu olayi sadece komik bir ani olarak hatirladim hep.

Spor tirmanista dereceler yukseliyor ve tirmanicilar o limitlere ulastikca artik hedefsiz kalmaya basliyorlar.
Kisa kayada lif lif sisirilen kol ve omuzlar bir yerden sonra kizlari ve hatta erkekleri :) etkilemekten oteye gitmiyor.

Ee sonra?

Artik ekmek hard trad’de!