21 Ocak 2013 Pazartesi
6 Aralık 2012 Perşembe
28 Kasım 2012 Çarşamba
Bansko 2012
Bu yil yine Bansko Dag Filmleri Festivali`ndeydik. Oldukca basarili buldugum bu organizasyonda filmler bu yil maalesef biraz yavandi. Ancak bu yilin konuklari gercekten oldukca iyi ve ilham vericiydi. Thomas Huber, Alex Honnold ve Simone Moro`yu dinlemek buyuk bir kazanimdi benim icin. Kısa da olsa sohbet edebilmek cok hos oldu.
Thomas Huber'in Nameless Tower/Eternal Flame sunumunu, Alex Honnold'un Borneo, Cad, El Gigante, Yosemite maceralarini ve Alone on the Wall kisa videosunu izledik. Simone Moro'dan kis sekizbinlik hikayeleri dinledik. Bu arada da bol bol sponsor firma gorsel ve sozsellerine bogulduk tabi. Burada bir de ben isimlerini zikretmeyeyim bari. :)
Thomas Huber'in Nameless Tower/Eternal Flame sunumunu, Alex Honnold'un Borneo, Cad, El Gigante, Yosemite maceralarini ve Alone on the Wall kisa videosunu izledik. Simone Moro'dan kis sekizbinlik hikayeleri dinledik. Bu arada da bol bol sponsor firma gorsel ve sozsellerine bogulduk tabi. Burada bir de ben isimlerini zikretmeyeyim bari. :)
| Thomas Huber ile birlikte |
| Eternal Flame 1989'da Kurt Albert ve Wolfgang Gullich tarafindan tirmanilmisti. |
| Harika cocuk Alex Honnold! |
1 Ekim 2012 Pazartesi
Hisarcik yeni rota, Eüdak.
Haftasonu Hisarcik'in guzel surprizi, Erciyes Universitesi Dagcilik Kolu'ndan arkadaslari orada tirmanirken gormekti.
Birlikte takildik ve bu guzel gun bize bir de hesapta olmayan yeni rota armagan etti. Big City Life rotasiyla ayni hattan baslayan ve yukari direkt giden hatti tirmandim. Ortalarda biryerlerde, ince catlakli guzel, kucuk bir balkon sunan rota tutarli zorlugu ile tirmanmaya deger ve cok keyifli oldu. Kilitten hemen sunra cikilan buyuk sette serbest taslar var dikkatli olunmali. Big City Life rotasinin inis perlonu bulunan kum saatinde sonlandirdim.
Daha sonra Big City Life'i sagindaki direkt baslangic catlagindan devam ederek yeni bir varyant halinde tirmandim. Birkac eski rotayla da gunu soguttuk.
Hisarcik'ta halen ve gizli sakli kalmis, aslinda gozununde olan ama pek dikkat cekmeyen pekcok hat harika tirmanislar sunabiliyor.
10 Eylül 2012 Pazartesi
Aladaglar, Pinarbasi Kanyonu'nda boltlanan dogal hatlar
Aladaglar'da bolt kullanimi ile ilgili, Ytudak listesinde 09 Eylul 2012 tarihinde paylastigim son postam asagidaki sekilde.
------------------------------
Merhaba,
Ozellikle son yedi yildir suregelen “Aladaglar’da Bolt
Kullanimi” tartismalarinin gidisati ve tirmanis camiasinin onemli bir kisminin
ikiyuzlulugu/haysiyetsizligi nedeniyle son birkac yildir, konu tartismalardan
ozenle uzak durmaktaydim.
Yine de tartismalardan uzak durmaya gayret edecegim ancak
hem bir tirmanici hem de arkadas olarak cok sevdigim Ugur Yilmaz’in dusunceleri
benim icin her zaman dikkate alinmaya degerdir. Buyuk dikkatle ve empati
kurmaya calisarak okudugum mesajinda elbette Ugur’a katildigim bolumler var. Katilmadigim ve/veya sadece kendi gorusumu
belirtmek istedigim kisimlar icin onun da empati yapacagindan eminim. Bu
mesaji, direkt ona yazmak yerine buradan paylasiyor olmam, onun degerli
goruslerini okuyan herkesin, asagida yazacaklarimi da okumasini arzu
etmemdendir.
Katilmadigim argumanlara bir sira dahilinde cevap
veremeyecegim. Onemli oldugunu dusundugum kisimlar icin kafamda dolasanlari
olabildigince basit ve anlasilir sekilde dikkatinize sunmak istiyorum.
- Bugunku anlayisimiza gore, icine ara emniyet malzemesi kabul edebilecek her turlu catlak veya yuzey (ustelik bu ara emniyet malzemelerinin gelecekte cesitlenip daha da iyilesmeyecegini su an bilmiyoruz) geleneksel olarak tirmanilabilir. En azindan ben buna inanirim. Belki ben veya sen o hatti tirmanamayabiliriz. Ancak bir baskasinin tirmanma sansi her zaman vardir. En azindan “deneme hakki” her zaman olmalidir. Tarih bunun ornekleriyle dolu. Hatta aralarda emniyetsiz, bos etaplar iceren hatlar bile bu sinifa dahil edilmelidir. Tirmanicilarin risk alma kapasite ve istegini ebatlamak hic kimsenin tasarrufunda degildir.
- Pinarbasi Kanyonu ozelinde (hatlari yakindan gordum), o hatlarin asla boltlanmamasi gerektigi yonundeki gorusum, sadece o hatlarin –ozellikle bazilarinin- benim tanidigim bircok tirmanici tarafindan cikilabilecegine olan inancimdan degil, yukaridaki paragrafta anlatmak istedigim fikrim nedeniyledir.
- Bu sekilde, bugun veya gelecekte bir gun, geleneksel stilde ara emniyet atilarak, tirmanilmasi mumkun olan bir hatta cakilan boltlari sokmeye niyetlenmis birinin, o boltlari sokmeye girismeden evvel, o hatti cikmis olmasi gibi bir zarureti, ozellikle de Aladaglar’in bu hassas konusu ve tartismalari surmekteyken, umarsizca yapilan boltlama islemleri icin kabul edemiyorum. Nasil ki, bir spor tirmanici ustten sarkarak actigi her rotayi asagi iner inmez tirmanamiyor, bazen aylar yillar geciyor, belki asla tirmanamiyor veya o rota baskasina kismet oluyorsa, bir dogal hatta cakilmis boltlari sokmeyi dusunen birinin de, o catlak hattini tirmanabilmek icin ayni hakka sahip olmasi gerekir. Ustelik bolt kullanarak spor tirmanistaki guvenligi en yuksek seviyeye cikarilmis, rotayi acana bu buyuk avantaji vermis bir hattin, tahmin edebilecegimiz zorlugunu ve tehlike kapasitesini gozardi ederek, sirf bu umarsizliga gosterilecek ozel bir tepki ve “geleneksel tirmanilabilirligine kanit” olarak o anda asiri riskle geleneksel tirmanilmasini beklemek de, maalesef belden asagi vurmak olur, mertce olmaz.
- Bugun dunyadaki tirmanis bolgelerini gezerken, gittiginiz hemen her unlu bolgede 10 derece spor tirmanabilen/tirmanmis insanlara rastlayabilirsiniz. Dunya kumulatifinde yuzler ve hatta binlerce tirmanici eder bu. Ancak bu dereceleri geleneksel stilde tirmanabilmis insanlar tum dunyada parmakla sayilabilecek kadar azken, “...Turkiye’de geleneksel tirmanis dereceleri hala 90 li yillarda...” argumanini da buyuk haksizlik olarak degerlendiriyorum. Birakalim doksanli yillarin derecelerini, 60’li, 70’li yillarin VI’li derecelerini catlakta ve geleneksel olarak denemek isteyen, ulkemin tum ust duzey spor tirmanicilarina rehberlik etmekten, emniyetlerini almaktan buyuk memnuniyet duyarim. Eger bu 9-10 dereceleri tirmanabilen arkadaslarin cok degil dortte biri, bu rotalari –gereken (!) ruzgar gibi esmeyi bosverelim- tirmanabilirlerse, iste o zaman derim ki bu ulkede geleneksel tirmanis “dereceleri” yerlerde surunuyor. Ek olarak, dogal hatlar bu sekilde boltlanmaya devam ederse, emin olun bir sure sonra o mevcut geleneksel dereceleri de kalmaz. Dogru yon bu degil!
- Konusma hakki sadece tirmananlarda olmamalidir. Tirmanan kadar dusunenin de soz hakki var ve her soz degerli. Unutmayalim, kimin hangi yasa kadar tirmanmaya devam edebilecegini bilemeyiz. Yasi ve konumu ne olursa olsun, ses cikarip, onemli konularda fikir beyan edenleri susturmak yerine, korkak, umarsiz, pisirik, menfaatci, uckagitci ve ikiyuzlu sekilde, her tepside ayri bir dans sunabilen –tesbihte hata olmaz- tirmanici ayilari yerin dibine sokalim bence.
- Bana gore, Aladaglar’daki boltlarin sokulmesinin yardim etmeyecegi tek bir konu var. Baska bir ulkeden gelen, rotalari acan, istedigini/tirmanisini gerceklestiren ve yayimini yapan kisiye hicbir etkisi olmayacak. Ancak bu rotalarin sokulmesi, raporlanmasi ve mumkun olan her kanalla dunyaya duyurulmasinin da ilgilinin hanesine yazilacak bir (-) oldugu gercek. Bu dokumantasyon ve duyurum yapilmadigi surece bu rotalari acanlar, hem durumu umursamayacak hem de simdiye kadar oldugu gibi, istediklerini yapmaya devam edecekler. Onun disinda, genel ve bizi ilgilendiren kismiyla, su son olaylara kadar, rota sokumunu dogru bir yaklasim olarak gormeyen ben de, artik sokumun devam etmesi gerektigine inaniyorum.
- Aladaglar’da bu rotalari acanlarin cok unlu ve cok iyi tirmanicilar olmasi benim icin zerre kadar onem arzetmiyor. Bu “guce tapan” zihniyeti de hicbir dagciya yakistiramiyorum. Her zamanki, artik asinmis; “Dunyada da boyle yapiliyor” seklindeki sinik, silik, kaypak ve ezik motto “dogal hatlarin boltlanmasini” da iceriyor mu merak ediyorum.
- “Sabotaj” isminin, iyi insanlari kotu sekilde lanse eden kotu bir PR urunu oldugunu dusunuyorum. Ayni goruste olanlara sempatik gelebilir ama derdinizi anlamasi gereken o buyuk cogunlugun, bu isim nedeniyle yanlis bir onyargiya kapildigi da gercek.
- Yakin gecmiste, “Aladaglar’da bolt kullanimi” seklinde baslamis olan bu tartismalar, boltlamalarin gelebilecegi degisik yerler icin epey tartisilmisti ancak dogal hatlarin boltlanabilecegi hic kimsenin aklina gelmemis, dilinden dokulmemisti. Bugun “dogal hatlarin boltlanmasina” kadar gelinmisken, gelinen bu noktanin hala tartisilabiliyor olmasi benim bu tartismalari artik terkediyor olmamin da sebebidir.
- Aladaglar’da boltlu rota acanlar, artik bugun “tartismanin gereksizligini” gostermislerdir..
Hoscakalin,
Nurettin Ozcan
8 Eylül 2012 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
