9 Ekim 2009 Cuma

German


Bu kez Sofya yakınlarında, Lakatnik'teyiz.

Lakatnik, yemyeşil ağaçlar arasından fırlamış bembeyaz kayaları ile çok güzel bir bölge. Kayalar ve rotalar, dere tabanından oldukça yüksekte ve tırmanış başnagıçları daracık bir setten yapılıyor. Bu dar set boyunca, her yere kalın çelik halatlar döşenmiş durumda ve bu halatlar vasıtasıyla emniyetçi kendini sabitleyebiliyor. Hatta tırmanış bölgesine geçiş için oldukça riskli bir köşeyi dönmeniz gerekiyor ve yerel tırmanıcılar bunu bir avantaj olarak değerlendiriyorlar. Bu sayede onlar tırmanırken ortada kalan eşyaların, tırmanıcı olmayanlar gelemeyeceği için güvende olduğunu düşünüyorlar.

Biz buraya ayırdığımız bir gün üçünde, sadece küçük bir bantta tırmanabildik. Ancak bölge, çok daha geniş turmanış olanağı sunuyor ve yeterli miktarda, geleneksel tırmanılabilecek çatlak hatları da mevcut. Kayalar harika şekilde güneş aldığı için, kışın bile rahatlıkla tırmanılabileceğini düşünüyorum. Tekrar gitmeliyiz.

Gün biterken, arkadaşlarım bana "German Route" isminde güzel, boşluklu bir rotayı, maalesef biraz geç kalmış olarak gösteriyorlar. Isim bana rotanın bir Alman tarafından açılmış olabileceğini çağrıştırırken, aslında rotanın ilk çıkışının pek popüler abimiz Ivaylo Ninov tarafından yapıldığını, ve bu elemanın Bulgaristan'daki lakabının "German" oluduğunu öğreniyorum.

Maalesef bu güzel hat, şu anda boltlanmış durumda!

Kararan günde yapacağımız birşey yok ve bu rotayı da "trad liste"ye kaydederek eve dönüyoruz...

1 Ekim 2009 Perşembe

Konserve projeler...


Eveeet! Konserve proje hatlarına bir yenisi daha eklendi.

Abarta abarta, 7-9 gun olarak kendimize geniş geniş ayirdigimiz Ramazan Bayrami ve tatili maalesef, tirmanis acisindan pek verimli gecemedi. Soguk yagmur ve kotu hava hic imkan vermedi. Aladaglar gunlerini genelde kisa tirmanislar, uzun yuruyuslerle ve bol bol yemek yiyerek gecirdik.

Bu esnada, daha once hic gitmedigimiz bir bolgeye yuruduk. Burasi , ismini de cok iyi bilmemekle birlikte, Emli Vadisi girisinden baslayarak Yelatan'a kadar kesintisiz uzaman kaya bandinin oldugu bolge idi. Zaman zaman yagan yagmura ragmen, yuruyus oldukca zevkli gecti. Ve bir suredir de uzaktan takip edip hayal kurmakta oldugum sekliyle guzel tirmanis imkanlari barindirdigini gordum. Pek cok potansiyel rota belirledim ama bir tanesi var ki, dayanamayip, havanin duzelme trendine girdigi ilk gun, Nigde'den Dursun'u arayarak solugu altinda aldim.

Ancak sansimiza, hava acmamisti ve gercekten cok soguk bir havada titreyerek hazirlanmaya basladik. Daglarda, benzer kotu havalarda cogu zaman tirmaniyoruz tabi ama bu rota pek de oyle rahat rahat tirmanilacak gibi degildi. Acikcasi bekledigimden daha zor cikti ve bu sogukla da birlesince rotanin "hakkini" veremeyecegimi farkettim. Bir 15 m. kadar yukselmeyi basardim ancak sogugun etkisiyle kayada pek tutunamiyor, hamle yapamiyordum. Bu sartlar altinda, surekli yapay tirmanarak yukselmek istemedigim icin de, projeyi konserveleyerek, yaz icin rafa kaldirmaya karar verdim.

Gercekten cok guzel bir hat, gitmek isteyen olursa tarif verebilirim. Yaklasik bir ip boyu kadar degisik genisliklerle yukselen ve sola dogru gecen catlak, sonrasinda biraz yatiyor ve ardindan tekrar zorlasarak yukariya ulasiyor saniyorum. Guzel taraflarindan biri de, tirmandiktan sonra, sol tarafa yurunerek, hemen yakinlardaki bir araliktan asagiya inilebilir.

Ve hemen bir sag ve bir solunda da cok guzel hatlar var. Yani yanyana 3 tane cok guzel rota olacak diye umuyorum.

3 Eylül 2009 Perşembe

O ve daha nicesi...


1. Grosglockner
2. Mont Blanc
3. Grand Cappucin
4. Grand Jorasses
5. Petit Dru
6. Eiger Kış
7. Matterhorn Kuzey Duvarı Kış
8. Cima Grande
9. Trango Kulesi
10. En zor Bulgar rotalari

Thalay Sagar hazirliklari icin Vihren Dagi'nda tirmanırken oldu...

Bulgaristan daglarinda ve tirmanis bolgelerinde gezerken bu ve benzeri yad tabelalarindan o kadar cok gordum ki!

Onlar kendi kayiplarini, arkadaslarini, dostlarini bu sekilde, ait olduklarini dusundukleri o daglara teslim etmisler.

Ama benim esas dikkatimi ceken, bu kucucuk tabelanin bile aslinda nasil bir tarih barindirdigi. Ve buradan hareketle aslinda bu dunyada kimlerin nerelerde, nasil yasadigi, ne tirmanislar yaptigi...

Saygi duydum dogrusu. Huzur icinde uyusun...

28 Ağustos 2009 Cuma

Kominite


Vitosha Dagi, Sofya'da.

Gecen kis buz tirmanmak icin gittigimiz bu daga bu sefer kaya tirmanmak icin gittik sonunda. Zümrüt gibi çam ormanları arasında akan, suyunu içebildigimiz billur dereler ve burada yükselmiş granit bloklar. Oldukca kucuk bir bolge idi ama oldukça yeterli ve keyifli.

Rotalarin tamamina yakini çatlak hatlari içeriyor ve buyuk bir gunah işlemiş, çatlak-trad demeden onlerine ne gelirse boltlamislar. Bazi rotalar kismen boltlu olarak gidiyor ama bana sorarsaniz bunlarin tamami trad tirmanilabilir. Ama bu bolt meretinin isleri nasil kolaylastirdigini da gorebiliyorsunuz bu arada.

Granitte tirmanmak cok guzeldi.

Once III+'lik bir rotayi "Babaanne Catlagi" ciktik. Ardindan IV+'lik, 40 m uzunlugunda bir hatla isinmaya devam edelim dedik. Bir arkadastan aldigimiz bilgisayar ciktisi rehberdeki aciklamayi Agi'ye tercume ettirmeye calistim. "Kullanilan malzeme", "kullanilacak malzeme" arasindaki celiski ve "anchor" lafini bir turlu bir yerlere oturtamadik. Ve bugun yanimizda hic emniyet malzemesi yok. Sadece ekspresler var.

Basladim tirmanmaya...

Negatif giristeki ilk bolt 5. metrede! Sonra catlaga ulastim ve bir 4 metre daha yukseldim. Eee, sonraki bolt? Gorunmuyor. Devam... Rotaya IV+ demisler ama hakkini vermisler. Dereceleme boyle olmali. Turkiye'deki kümes havasinda kesin V+'yi alirdi bu rota!

Ilk 25 metreyi, 4 bolt ve yukselmis bir nabizla geciyorum. Hat harika bir "köşe" rotasi ve boşluk duygusu çok güzel. Sofya bile gorunuyor.

Son bolttan sonra istasyona kadar olan 15 metre cok hafif yatiyor ve bolt yok. Burda dagciligi konusturuyorsunuz :)

Agi yukari geldiginde, rehber aciklamasi ile ilgili yorumu netlestiriyorum. "Anchor diyen rotalarda takoz alinacak!"

Uff....

Kisa gunu VII'lik bir catlak rotasiyla bitiriyorum.

Sofya'da bisiklet...

Sofya'dayiz.

Bir sehirde heryere bisikletle ulaşabilmek ne güzelmiş. Belki cogu sehirde bu boyle ama bazı yerlerde bisiklete binmek gelenek gibi. Bu da isleri daha da keyifli hale getiriyor.

Bir de motosiklet olayi burada resmen patlamis! Daha 1-2 yil oncesine kadar kimse motosiklete binmezken veya caldirma tehlikesiyle motosiklet almaya cesaret edemezken, simdi olay almis basini yurumus. Bir Kawasaki bayisi gorunce daldik hemen. Spesyal makineleri yakindan inceledik, agzimin sulari sel oldu. Burda zenginler iyi zengin olmus, Shoei kasklar cerez gibi satiliyor. O sirada kroscu bir grup geldi. Motorlarini bu magazanin deposuna biraktilar, pahali jiplerine binip donduler. Bayii ayni zamanda da garaj hizmeti veriyor yani. Vay be...

20 Ağustos 2009 Perşembe

İyi rota nasıl olur?

Söyleyeyim;

Tecrübe ile çok alakalıdır aslında.
Ama bazen de "çok tecrübeli?!" tırmanıcıların hınzırlıklarına alet olabilir "iyi" ya da "kötü" rota hatları.

Bana sorarsanız çürüklük bir rotayı iyi ya da kötü yapmaz. Bu tırmacının damak tadıyla çok alakalı birşeydir.

Rotaya yaklaşımın uzun ya da kısa olması rotayı iyi ya da kötü yapmaz. Uzak, kimsenin olmadığı, uğramadığı rotalar bazen en iyileridir ;)

Bana sorarsanız, rotanın yatıklığı-pozitifliği, çürüklüğü-sağlamlığı, uzaklığı-yakınlığı değildir onu iyi ya da kötü yapan. Tırmanıcının zevki ve keyif anlayışı tamamen belirleyicidir bu konuda.

Kusku goturmeyecek en net gercek, rotanın istikrarlı ve harmonik bir yapıda olmasıdır. Bu şekilde oluşturulmuş bir hat üzerindeki çürüklük vb ayrıntılar, tırmanıcı olarak tamamen sizin algınızla alakalıdır. Yani çürüklük bir rotayı sadece "çürük" yapabilir. Bu aynı zamanda rotanın kötü olmasını gerektirmez. Uzaklık bir rotayı sadece "uzak" yapabilir, rotanın kötü olmasını gerektirmez.

Çok önemlidir!

Zorluk derecesi, o rotayı tırmanacak olan kişiye limitlerinin altında, limitlerinde veya "üzerinde" olarak doğru bir anlayışla hizmet edebilmelidir.

Örneğin, devamlı olarak III, III+ giden 600 m.lik bir rotayı tırmanmak harika olabilirdi benim için. Neden olmasın? Belki limitlerimin altında ama bu durum bu rotayı "kötü" yapmaz. Belki senin tercih etmeyecegin bir rotadir, hepsi o kadar.

Ornekler vermeye calisayim:

Kucuk Demirkazik Kuzey Duvarin'da, Tunc Findik ile birlikte tirmandigimiz rota, Avcı. III derece yuksel, yuksel, yuksel sonra bir ip boyu VII seni hirpalasin dursun. Belki ben tırmandim ve keyif aldım ama bana sorarsanız bu KÖTÜ bir rota. Rotanin %95'ini çok rahat cıkabilecek bir sürü insan, bu zorlu kilit yüzünden belki asla yaklasmayacak bu rotaya.

Sulagankaya 2, Serkan Ercan- Batur Kürüz. Belki kendileri çok eğlenmişlerdir ve memnunlardır ama KÖTÜ. VIII+ ?'lik 4m.lik bir kilit! VII+?'lik bir balkonlu baca? ama rotanın gerisi III,III+. V,VI bile tırmanabilen insanlar 4 m.lik salak bir kilit yuzunden asla yaklasmayabilecekler bu rotaya veya bu daglarda VIII ? :) cikmak isteyenler, 4m.lik bir etap icin rotanın geri kalan hamallığını asla yapmayacaklar.

Ve belki de sırf bu yuzden (tekrar gormeyecegi icin) tasinan ve cakilan o boltlar her zaman elestirilecek, asla affedilmeyecek. (Belki de sırf bu yüzden degil:))

Parmakkaya klasik örneğin; İYİ ve GUZEL!

BDK, Dogu ve Kuzey; Cok tadinda, İYİ ve GÜZEL!

Riders on The Storm; Ortasında acayip çürük belki ama İYİ ve GÜZEL!

Uc Silahsorler; Çürüklük var yer yer ama İYİ ve GÜZEL!

Mystic Posse; güzel ne kelime, MÜKEMMEL!

Neyse, örnekleri uzatmışım biraz. Şu "tırmanıcı hınzırlığı" ile bağlayarak konuyu kapatayım:

Avcı, Sulagankaya 2 veya baska isimlerdeki gibi kötü, yukarıda saydığım sebeplerle tekrar görmeyecek rotaların kilitlerine de yok VII, VII+, VIII,VIII+ dereceler vermekten, bu konuda biraz "yumuşak" davranmaktan çekinmez bu "hınzır" tırmanıcılar. Nasılsa yukarıdaki sebeplerle, tekrarları imkansiz gibi birsey olacaktır. O halde tarih sayfalarına girme hususunda "en" leri denemenin ne zarari olur ki? ;)

Yukarıdaki rota isimleri icin kusuruma bakilmaya. Rotaların, "kötü"lüğünü, yukarıdaki bağlamda topolara bakarak anlayabilirim ben. Ama "iyi"liği ve "zorluk derecelerinin onaylanması" ancak tırmanılarak olur. Sulagankaya 2'ye bu baglamda lafım olamaz, henuz tirmanmadim.

Ama tırmandığım rotalar için çok dürüstçe konusacak olursam, rota zorluklarıni belirlerken, "en zor" olma yolunda hic hata yapmadigimi inancla iddia edebilirim. :D

Ve iyi rotaların tekrarlarını sizden özlemle beklerim...

12 Haziran 2009 Cuma

Yeni kayalar


Evet! Harika yeni kayalar bulduk.

Bu kayalik bolgeyi bir kış vakti Agi ile dolaşırken keşfettik. Şehire hiç de uzak olmayan ama bir o kadar da iyi korunmuş, kirlenmemiş harika bir kaya bandı. Her nekadar kısa da olsalar ipli tırmanış icin harika catlaklar sahip bu mekanda, cok da harika bir kısa kaya potansiyeli var.

Biz gidip ufaktan tirmanmaya basladik ve tadina da doyamadik. Bu bolge kisa kaya icin ayiracagimiz kisa gunlerin vazgecilmez mekani olacak gibi gorunuyor. Ilerde paylasmaya devam edecegim.

Nerededir, nasil gidilir faslini ise geciyorum simdilik. Gormek, tirmanmak isteyen buyursun, birlikte gideriz tabii...